notlar...
Home    Info    Ask
About: facebook.com/gokhanyvz twitter.com/GkhanYvz

hayat kadere inat 

seni sil baştan yaşayacağım…

kedidirokedi:

İçine atmak diye bir şey varken, anlatmaya ne gerek vardı?

Hakan Günday

(Kaynak: mutsuz-sirin, vecihininsesi gönderdi)

“en ağır susuşum, sıratım, imanım veyahut
en çetin sınavım…
seninledir kırık kalbimin aşkla tanışması
sayendedir ruhumun toprağa yeni dikilmiş bir filiz gibi
ayağa kalkması.
yanında kendimi buldum
ve yalnızlığımı yokluğunda.
herkesten uzakta kalmış, neden böyle sessiz duruyordum
şimdi anla.”

(Kaynak: gkhanyvz)

“Şimdi sevgili oturduğun yerden kalk, camı aç ve avazın çıktığı kadar bağır. De ki: Ben senin kaderin değildim , ben senin geçmişin olmak için yaratıldım. Sonra otur,bir sigara yak ve duy ki: Evet, sen benim kaderim değilmişsin sevgili , kaderin içinde olan kederin tadı başkadır. Senin vedan çok acımasız oldu.” —(via yoncagrr)
“ama yinede susmuştum giderken… söyleyecek şeyim kalmadığından değil, konuşsam da söz dinlemezdi kader.”

(Kaynak: gkhanyvz)

Model - Bir Melek Vardı 

ağladım delice

elimde boş bir şişe

kutladım bu gece sarılmanı başka kollara…

“göğsümde yıllardır bilenen acı
bir bıçak gibi dilimdeki sözleri kestiğim doğrudur.
bulduğum ve yitirdiğim tüm duygulardan öte
kalbimden geçendir sana tek sınır
susmayı bunun için severim en çok bir çığlık gibi
donup kalır sessizliğim kendi içinde
onu ne anlayan, ne de duyan bulunur…”

(Kaynak: gkhanyvz)

bir gün anlarsın belki niye bu kadar suskundum,

içimde dünyanın derdi konuşurken böyle…

(Kaynak: gkhanyvz)

“beynime bir sarkaç gibi vuruyor sorular
neresinde yanıldık biz bu yaşamın
hangi el bozdu büyüyü, hangi yazı
acılara hüküm verdi, soldan sağa taşarak
kalbimde yıllardır kabuk bağladı yaralar
ödüm kopuyor, bir gün hepsi birden kanamaya başlayacak diye
yenilmeyeceğim, boyun eğmeyeceğim hiçbir şeye
hep direnen bir yanım kalacak
adımın soluk izi, acının seyir defterinde…”
—ahmet erhan

(Kaynak: odadakiadam, larosaenflorce gönderdi)

“Hayatım tasavvur edilemeyecek kadar manasız ve boş geçiyordu. Sabahları erkenden işime gider, öğle ve akşam yemeklerini küçük bir aşçı dükkanında veresiye yer ve akşamları, eğer kahvede kağıt oynayanları aptalca seyre dalmazsam, erkenden eve dönerdim. Ruhum kütleşmişti, gazeteleri merak etmez, konuşmaktan hoşlanmaz, basık tavanlı bir meyhanede bir arkadaşla birkaç kadeh içip gevezelik etmekten zevk almaz olmuştum. Sokakta, pek nadir olarak geçen, güzelce kadınlara genç gözlerim yapışıp kalmıyor, muhayyelem başka türlü, daha canlı, daha manalı, daha dolu bir hayat bulunduğunu hatırlatıp sinirlerimi kamçılamıyordu. En boşaldığım zamanlarda bile benim için ehemmiyetlerini kaybetmeyen kitaplarıma, sadece alışkanlık yüzünden ve biraz da nefsimden utandığım için el uzatıyordum. Ama, artık onlarda da beni heyecana düşürecek, düşüncelere daldıracak, harekete sürükleyecek ateşin kalmadığını, hiç üzüntü duymadan tespit ediyordum. Hayat sanki sadece gözlerimin eriştiği yerlerden, içinde yaşadığım zamandan ibaretti. Sanki dünyada, beni işime götüren tozlu veya çamurlu yoldan, kerpiç duvarlardan ve ne söylediklerini yarım saat sonra bile hatırlamaya imkan olmayan birkaç iyi kalpli arkadaştan başka bir şey mevcut değildi.”sabahattin ali
“Bütün anestezistler böyle midir? Yüzlere ihtiyacın yoktur bu meslekte. Sağlam bir kalbin ve münasip bir masken olması yeter; çünkü bazen yolculuklar tek yönlü oluyor.”julio cortazar
siyaahkugu:

http://youtu.be/NNdTs9fr7qk

siyaahkugu:

http://youtu.be/NNdTs9fr7qk

(Kaynak: kagittankayiklar)

arsız otlar gibi büyür gidergeceyarısından sonra yalnızlıkçaresizliğine acırım elleriminellerimi affedemem bir türlüsen beni affedecek misin?

arsız otlar gibi büyür gider
geceyarısından sonra yalnızlık
çaresizliğine acırım ellerimin
ellerimi affedemem bir türlü
sen beni affedecek misin?

"Spin Madly On" theme by Margarette Bacani. Powered by Tumblr.